5 Aralık 2013 Perşembe

11 Aralık Mesut Yazıcı ile söyleşi



Mesut Yazıcı sıra dışı bir tercüman. İşitme engelliler için işaret dilinde şarkı söylüyor. Evinde çektiği şarkı videolarını internette yayınlayarak büyük beğeni toplamış. İşitme engelliler, her ne kadar müziği duymasalar da onun sayesinde şarkıları hissedebildiklerini söylüyorlar.

Sesler, onların dünyasına hiç nüfuz etmemiştir. Bir cam fanusun içinde yaşarlar. Ama a görünmez camın ötesinde 'sessizce' duydukları bir şeyler olmalı. Elleriyle işaret etti Mesut: Susun artık! Herkes ellerini indirdi. Ne oluyor Mesut? Bakışmalar bir yöne yönelmişti. Salonda her zamankinden farklı bir sessizlik hakim oldu. Dikkatler bir yöne çevrildi. "Size şimdi hiç duymadığınız bir şey yapacağım. Şarkı söyleyeceğim." "Güldürme bizi Mesut, biz zaten duyamıyoruz."

"Bekleyin ve görün o zaman." Işıkları söndürdüler. Hiçbir vakit sesin duyulmadığı Çankaya İşitme Engelliler Spor Klübü Derneği, o akşam yepyeni bir şeyle tanışacaktı. Dışarıdakiler şaşırdı. Müziğin sesi gümbür gümbür çalıyordu. Dernek, ilk defa gürültü ile tanışıyordu belki. Duvara yansıtılan görüntülerde bir şarkı klibi... Müzik çalmaya, görüntüler oynamaya başlayınca tempo tutturdu Mesut. Alkış sesleri bir olmasa da zararı yok. Şimdi herkes birbirine bakıyor. Bu nedir? Müzisyen şarkıya giriş yapınca Mesut da elleriyle şarkının sözlerini çeviriyordu. Başta dansları, vücut jestleri ve mimikleriyle hareketli şarkıya kendini iyice kaptıran Mesut, biraz sonra salondaki garip havayı hissetti ve durdu. Salonu dolduran işitme engelliler gözyaşlarını tutamamışlardı. Ömürlerinde kendi isimlerini bile duymamış bu insanlar, ilk defa 'şarkı dinliyordu'.

Tercümanlık, iki dünya arasında bir köprü

Ankara Üniversitesi Uzay Bilimleri bölümü öğrencisi Mesut Yazıcı, sıra dışı bir tercüman. Kendi evinde çekip internette yayınladığı birçok şarkıyla işitme engellileri yepyeni bir şeyle tanıştırdı. İşaret dili tercümeli şarkılar onların dünyasında büyük yankı uyandırdı. Öyle ki işaret dilindeki karşılığını ezberleyenler evde ayna karşısına geçip bu şarkıları söylüyormuş.

Mesut Yazıcı, işaret diliyle bir tesadüf sonucu tanışmış. 2010 yılında bir gazetenin açtığı fotoğrafçılık yarışmasında projesi için işitme engelli biriyle çalışmak istemiş. Fotoğraf çekimi sırasında da işaret diline aşinalık kazanmış. Yarışmada proje Türkiye 8.si olunca çalışma arkadaşını yemeğe çıkarmış Mesut. Fakat ne Mesut kendini tam olarak ifade edebilmiş ne de çalışma arkadaşı. Ancak yazışarak anlaşabilmişler ki bu da uzun saatler almış. Sohbet sırasında birkaç kelime öğrenen Mesut Yazıcı, arkadaşının teklifiyle de işaret dili kurslarına başlamış.

İşaret dilinde şarkılar

Mesut Yazıcı, kısa zaman içerisinde çok yol kat eder. Kurslar vasıtasıyla işitme engelli vatandaşların dünyasına nüfuz eden Yazıcı, artık kendini bu alana adar. Hikâyenin devamını kendisinden dinleyelim: "Hummalı bir çalışma içine girmiştim. Nasıl İngilizce öğrenmek isteyenler İngiltere'ye, Amerika'ya gidiyor ve Türkçe konuşmayı bırakıyorlarsa, ben de ailemle Türkçe konuşmayı bıraktım. Etrafımda gördüğüm her şeyi not etmeye başladım. Bilmediğim kelimeleri işaret dili derslerinde arkadaşlara soruyordum." Artık okuldan çok dernekte vakit geçirmeye başlayan Mesut Yazıcı, etrafındakilere sürpriz yaparak sevindirmek ister ve görüntüler eşliğinde şarkı tercümesi yapar. Onların bu mutluluğundan ilham alan Mesut, evine varır varmaz kamerayı karşısına alıp şarkıları kaydeder. Videolar sayesinde binlerce işitme engelliye ulaşır, onları da bu yepyeni şeyle tanıştırır. Yazıcı, yaptığı yayınlarda kendine sorulan soruları yanıtlıyor, sorulan kelimelerin anlamlarının işaret dilindeki karşılıklarını söylüyor.

Mesut Yazıcı, mahkemelerde ve çeşitli organizasyonlarda İşitme Engelliler Federasyonu'na bağlı bir tercüman olarak yer almasının yanı sıra firmaların kendi çalışanları için sağladıkları kurslarda da eğitmen olarak çalışıyor. Daha önce İşitme Engelliler Derneği'nin kız voleybol takımına antrenörlük de yapmış. Şarkıları çevirme fikri de ilk olarak burada aklına gelmiş. Şehirlerarası yolculuk yaparken oyuncularının canı sıkılmasın diye denemek istemiş ilkin. Fakat mimikleri ve hareketlerini tam hissedemeyen kızlar, ilk önce bir şey anlamamışlar. "Bu yüzden işaret dilinin yüzde 90'ı mimiktir." diyor Mesut Yazıcı. Fakat "Onların tartışmalarınıza şahit olmanızı istemem." diyor. Biz nasıl bir tartışma sırasında sesimizi yükseltip karşı tarafı susturmak istiyorsak, onlar da birbirlerinin ellerine vuruyorlar ve ilginç bir şekilde bağırarak birbirlerini susuturmaya çalışıyorlarmış.
İstihdamın yeni gözdesi işaret dili tercümanlığı

İşaret dili bilmek artık büyük bir ayrıcalık. Siyasi partilerin konuşmaları, cuma hutbeleri veya mahkemede yaşanan ihtiyacı karşılayabilmek için devlet kurumları, işaret dili tercümanları istihdam ediyor. Bundan önce özel sektörden de büyük kuruluşlar engelli vatandaşlara hizmet götürebilmek için işitme engelliler federasyonu vasıtasıyla çalışanlarına bu dili öğretiyorlardı. Bu noktada devlet eliyle ilk adımı Sağlık Bakanlığı attı ve işaret dili bilen hasta bakıcıların istihdam edileceğini açıkladı. Bu haberin yayılması ile bu dili öğreten kurslara olan rağbet birden arttı ve mesleğe büyük bir prestij kazandırdı.

ERKAM EMRE
15 Eylül 2012

Dünyanın en sessiz yerinde ses -9 desibeldir ve kan akışınız duyulabilir. (kimse 45 dk'dan fazla içeride kalamamıştır)

Hem Görme Hem de İşitme Engelli İki Kişinin Konuşması


25 Eylül 2013 Çarşamba

BÖLÜM BAŞKANIMIZ ODYOLOJİ HAKKINDA NE DİYOR?

Odyoloji kelime anlamı olarak işitme bilimi demektir.Ancak odyoloji mesleği bundan daha fazlasını içermektedir.
Odyoloji, sağlık uzmanlığıdır; işitme kaybı olan kişilere yardımcı olur.Odyoloji,eğitimsel bir alandır;bebeklere,çocuklara yetişkinlere işitme kaybı sonrasında gerek işitme cihazları ile gerekse koklear implant ile yeniden işitmeyi öğretir.Odyoloji,koruyucu-önleyici sağlık alanıdıryeni doğan ve çocuklarda işitme taramaları yapar ve işitme kaybı risk faktörü olanları takip eder.Odyoloji danışmanlık alanıdır;işitme kaybı olan kişilerin problemlerini dinler,çözüm arar.Tüm bunlar birlikte değerlendirildiğinde odyoloji işitme problemlerini önleyen,tanılayan ve rehabilite eden bir sağlık alanıdır.
Bu sağlık alanının ülkemizde uygulanabilirliğini sağlamak ve en iyi bilgi ve beceri donanımına sahip olan öğrenciler yetiştirmek üzere 2012-2013 eğitim öğretim yılında Turgut Özal Üniversitesi Odyoloji Bölümünde hizmet veriyoruz
Eğitim süresince,işitme –konuşma-ses-denge anatomi,fizyoloji, patafizyoloji derslerinin yanı sıra,işitme-denge sisteminin değerlendirilmesi,elektrofizyolojik değerlendirmeler,kulağın radyolojik görüntülenmesi,işitme ve denge farmakolojisi,işitme cihaz uygulamaları,pediatrik odyoloji,endüstriyel odyoloji,eğitim odyolojisi alanlarında mesleğe özgü teorik ve pratik dersler bulunmaktadır.Eğitim süresince İşitme-Denge-Konuşma-Ses Ünitesinde mesleğe yönelik pratik uygulamalarla eğitim ve öğretim sürecinin pekiştirilmesi planlanmıştır.Eğitim müfredatı odyoloji bilimini en yüksek kalitede uygulamaya yönelik olarak hazırlanmış olup,süreğen bir güncelleme faaliyeti ile desteklenmiştir.

Yrd. Doç. Dr. Asuman Erdoğan

ODYOLOJİYİ BİR DE TERKAN HOCAMIZDAN DİNLEYELİM…

Kelime köküne bakıldığında Odyoloji, işitsel algı yani işitme ile ilgilenen bilim dalı demektir.

Odyoloji, kulağın anatomik ve fizyolojik bağ ve uzanımlarından dolayı konuşma, denge ve iletişim gibi konuları da kapsayan ve araştıran bilim dalıdır. Genel olarak konuşma, denge ve iletişim başlıklarından yola çıktığımızda, Odyolojinin sadece işitme kaybının değil işitmenin bilimi olduğunu unutmamalı ve hatırlamalıyız.

Odyoloji işitmeyi bir fenomen olarak araştıran bilim dalıdır. Çünkü yukarıdaki tanımlarla beraber, aynı zamanda normal işitmenin de bilimidir.

Odyolojinin ve Odyologların faaliyet alanları sadece klinik Odyoloji ve hastaneler değildir. Radyolar, otomobil sanayisi, sinemalar, operalar, gıda sanayisi, silah sanayisi, vs. Odyolojinin diğer faaliyet alanlarındandır.

İşitsel reklamın görsel reklamı destekleme başarısından dolayı, değeri gittikçe artan işitsel reklam ve iletişim (genel) Odyolojiye olan ihtiyacı, Odyologları ve Odyolojiyi farklı sektörlere de taşımış durumdadır.

Özetleyecek olursak, sesin olduğu ve olamadığı her yerde, her hangi bir sesin biri veya birileri tarafından duyulması veya duyulmaması gerektiği durumlarda, bu ve bunlara benzer konularda araştırma yapan bütün sektör ve faaliyet alanlarında Odyoloji ile karşılaşırız. İşitme kaybı olan hastamız, kahvaltı gevreğini yiyen öğrenci, monitoring ve telsiz sistemi kullanan polis, kör olan ve işitsel uyaranlara daha çok ihtiyacı olan bireyler… Tüm bu insanların işitsel profili, işitsel ihtiyaç ve beklentileri bizi aynı derecede cezp etmektedir. Çünkü Odyoloji işitsel algının bilimidir, işitmeyi tüm psikoakustik fenomenleri ile araştıran ve sesin nasıl algılandığını araştırmasının objesi yapan bilim dalıdır.

Dipl.İng.Terkan Oğurlu

16 Eylül 2013 Pazartesi

Baş dönmesi(Vertigo),kişinin ya başının çevresinde döndüğünü veya çevresindeki her şeyin aniden dönmeye başladığını ve karşısındaki nesnelerin harekete gelerek altüst olduğunu hissetmesidir.Baş dönmesine çoğu kez göz kararması,bundan başka kusma (= vomiting), terleme (= perspiration) ve çöküntü (=collapsus) de yandaşlık edebilir;bununla beraber bilinç kaybı olmaz.Baş dönmesi duyumu değişik nedenlere bağlı olarak belirir.Çok sigara içme alışkanlığı olanlarda,anemia,kan basıncı düşmesi veya yükselmesi vakalarında,anoksi hallerinde gelebileceği gibi önemli patolojik proçeslerden başlıca «meniere syndromu» kulak yararlanmaları, «cerebellum» ve «cardiovascular system» hastalıklarında da ortaya çıkar.